yapabildiğim tek faaliyet uyumak
hiç histerinin ne olduğunu bilmiyordum ya da gerçekten kriz gibi bir şeyin. ellerin titrediğinde telefondaki tek arayabileceğin kişi o gibi geliyor. Eninde sonunda o oluyor zaten. titreyen ellerinin, nefesinin arasında. ’ kapatma, konuşmak zorundayım'
artık rüyalara da aldırmıyorum, eskiden hevesle uyanırdım. Şimdi ise rüyamda bile suratındaki o ifadeyi gördüğüm için uyanmak için çabalıyorum.
Nefesinin sonuna kadar haykırınca geçer düşüncesi sadece eroin gibi. Ertesi gün yine aynı olacak, o seni kamçılayan acı hiç geçmeyecek.
benim de kafamın içinde her gün yüzlerce insan ölüyor.
yolda yürürken insanların suratlarına bakamıyorum artık, zavallı yaşamlarımızı diğer insanların yüzünde görmek istemiyorum. aynaya bile bakmak zorundalık kimi zaman, insan kendi suratından okur acılarını, kendi göğsüne gömer. O hissedilen ağırlık yüreğimizdeki geçmişler.